31 Aralık 2012 Pazartesi

INFINITE~


Uzun zamandır yazmak isteyip yazamadığım yazı bu. Aslında bir sürü nedeni var. En başlıca nedenim Infinite için ayırdığım zaman. Yazılılarımın olmadığı, boş bir hafta bulmuşken bilgisayarı rehin aldım ve bu 7 kişilik grup için vaktimi ayırdım. İyi ki ayırmışım yani. 
Grup hakkında genel bir bilgi vereyim önce.
7 kişilik bir K-POP grubu. 10 Haziran 2010 yılında çıkış yapmış bu bebekler.

Üyleri sıralarsak en büyük üyemizden başlayalım.

 Kim Sung Kyu





Bu herifi görüyor musunuz? Hah iste bu sevimli herif grubun lideri ve ana vokali olur. Ayrıca en büyükleri de bu şebek.
Bir de tişörtü var bunun aşığım o tişörte!!
 Gözleri nerde bunun diye soracak olursanız ben de bilmiyorum. Bilen gören biri varsa söylesin. Bence en güzel yanı hafif peltek olması. Aslında fazla belli olmuyor ama ben ilk dinlememde farkettim.(alkış alayım lütfen! Normalde pek dikkatli bir insan değilim.) Peltek olmak ona çok yakışıyor. İnsanın sevdikçe sevesi geliyor. Yemin ediyorum evlatlık alınacak herifin teki bu!!! Bir de solo albümü var. Dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Hatta dinlemeyeni dövüyorum. Maknae ile uğraşmak hobisi gibi bir şey yani. Aslında grubun hepsiyle uğraşmak hobisi. Gülerken birden somurtuyor ise üyelerden birinim üzerine yürüme vakti gelmiş demektir :D O Maknae ile uğraşıyor ama kalan üyelerde onla uğraşıyor. Kendisinin bir çok takma adi var. Hey huysuz, memnuniyetsiz, gözlerinin nerede olduğu belli olmayan şahıs. Evet evet sen!! Son-Kyu lider. Sen bir tanesin!! 
Şimdi gelelim benim favori üyelerimden birine

Jang Dong Woo 


Bu adamın sevimli mi yoksa yakışıklı mı olduğuna hala emim değilim. Ama bir şeyden kesinlikle eminim bu çocuk çok güzel gülüyor. Onun gülüşü kimsede yok bence. Bir şey izlerken ne dediklerini anlamasanız dahi Dong Woo gülüyorsa siz de otomatik olarak gülüyorsunuz. DONG WOO GÜLSÜN DÜNYA GÜLSÜN! Çok şen şakrak olmasının yanında ek olaraktan korkağın teki olur kendisi :D korkunca tatlılık sınırını aştığı da kocaman gerçek. 'Çinça hacimaa. Hacima hacima hacima. Ohh çinçaaa.' derken bir insan bu kadar tatlı olamaz. Rapi de kulağıma o kadar güzel, tanıdık geliyor ki... Sanki çok eski bir arkadaşım hayallerine ulaşmış ben de onu dinliyorum. Grubun hepsi bir olup bununla uğraşıyor. Yazık doğum gününde bile ağlattılar kuzumu. Bir insan bu kadar içli ağlar mı arkadaş?? Infinite H videolarina baktıkça daha çok seviyorum. Allah’ım seni ne güzel yaratmış olum yaa!! DongWoo-sshi çinça çinçaaaaaa sarangheeeeee :D Efendim lafi uzatmiyorum. Eğer çok merak ediyorsaniz kalkın araştırın. Yok öyle armut pis ağzıma pis. Gecelim diğer üyeye.  

Nam Woo Hyun


  Ben bu çocuğu himayem altına almayı aşırı derecede aklıma koydum. Moda girdim 'O benim oppam paylaşamam kimseyle.' diye dolanıyorum. -Yakında geçer merak etmeyin.- Bir insan bu kadar şeker olamaz bence. Tam yemelik. Çok güzel sesi var. Boşuna ana vokal değil hani. Sürekli kalp yapıp durur kendisi. Sanırım şu fanservice olayı dedikleri şey bu :D her neyse işte çocuk hayranlarının gönlünü nasıl kazanacağını iyi biliyor :D (Benim kalbimi de kazandı eşek sıpası.) Korkak mı değil mi bilemiycem ama... Cidden çok salak orası kesin. 6.olacakken grubun yalanına kanarak sonuncu oldu Asdfghjkl:D:DD:DD: Telefonum Woohyun kusucak yakında. Eğer canlı canlı kusucaksa kussun ben hazırım!! -iğrençliğin dibine vurdum. Durun gitmeyin. Daha Hoya var sırada!!-

Lee Ho Won (Hoya) 


Bu çocuğun en çok poposunu kıskanıyorum. Ne kadar güzel kıçın var senin oluuum!!! Ona mor renkte ne varsa alın. Çok güzel dans ediyor. Sessiz, sakin bir üyecik.Yani bana gör öyle. Diğer üyelere göre daha ağır başlı gibime geldi ama bilemiyorum yaniiii:P:D Reply 1997 de oynamış sanırım. İzleyeceğim dizi listesinde üst yerlere kaydırdım.:D Hoya'ya bakarken bir anda dünyanın en seksiii erkeğin baktığınızı hissedebilirsiniz. Şahsen ben bunu sadece Yunho'da hissetmiştim. Ama Hoya'da listeye girdi. Yunho ile kapışır mi??? Kapışır!! Hem de nasıl güzel kapışırlar off beee!!! Öhööm neyse... Gecelim diğer üyeye.  

Lee Sung Yeol
  

 Bu çocuğun suratına bir kere bakıp gidin buralardan. Gerisine karışmayın. Kendisi izlediğim moda kralın seçtikleri RK bölümünden sonra himayem altına girmeye hak kazandı. Yazık kuzuma saçma sapan kıyafet giydirdiler sonrada sonuncu yaptılar. Gel yavrum kollarıma geeeel. Dudakları da çok güzel eşek sıpasının! Fazlasıyla hareketli bir karakter. Tam bir haylaz asdfghjkl:DD:DD: Neden bilmiyorum ama bu çocuk hakkında yazacak pek şey gelmiyor aklıma. Aslında çok şey olmasına rağmen. Neyse bende kalsın, kendim severim beslerim :D Kendisi tam bir şapşik. En başta bana Maknae o deseler inanırdım hani. Bir de bu çocuk benim aklıma kotu kötü şeyler soktu. Arkadaşlarıma çok pis saka yapasım var :D Ayrıca bir surat ifadesi var ki... Yani o ifadeyi sadece o yapabilir ahahaha:D 


İşte bundan bahsediyorum ahahahah :DSeviyorum seni sapsiiiik!!   


Kim Myung Soo (Nam-ı değer L!)


 Kendisini anlatacak kelime yok. Grubun yüzü de o. –Bu çocuk hakkında yazamıyorum!! WAEEE!!- RK de çok sessizdi. Kendi halinde takılıyordu. En çok moda bölümünde güldüğünü gördüm. Siyahı çok seviyor kendileri. Yakışıyor da napalım. Üyeler arasında tam moda teröristi diye adı çıkmış. Yorum yapmıyorum o konuda:DD Hey Myung Soo çok kuulsunahahahaj:DD:D   


Veee Maknae! Lee Sung Jong


 Grubun en küçük üyesi olur kendisi. İlk hali ile şu anki hali arasında dağlar kadar fark var. Giddikçe olgunlaşıp, yakışıklı oluyor kendisi. Aman dikkat edin siz bu sıpaya. Maknaeyi sevin, öpün başınıza koyun. En küçük olmasına rağmen grubum en sessizi o. Ya da değil mi?? Pppfff bilmiyorum emin değilim :D Sunggyu ona eziyet ediyor. Lider küçük diye ona yapmadığını bırakmıyor. Diğer üyelerde liderden farksız değil. :D Hyunglarına oranla daha sakin. Aslında bana çok aşırı sakin geldi. Her neyse… Korkusuz Maknae SMILEEEEE :| 


İşte böyle :D 
Ben bu 7 şapşalıda çok seviyorum ^^
Eğer 'yeter artık sıkıldım' diyorsan yazı senin için burda bitti. 
Ama 'yok olur mu hiç öyle şey sıkılır mıyım?' diyorsan aşağıdaki giflerede bakabilirsin :D








Bunlar da en sevdiğim gifler :D Hepsini yerim ben ^^


Her şey merve için..

4 ay önce yazdığımız -ki ben değil şevval yazdı düşünün artık- postumuzdan beri hiç yazmamışız neden? çünkü biz okuyoruz neden? çünkü b*k var. bana post yazmayı hatırlatan hatta zorlayan kişi merve'dir şevval değil çünkü o şapşiğinde umrunda değil blog napalım yani boşladık işte. ayrıca merve beni zorluyor ama baktım onunda son postunun üstünden 3 ay geçmiş yaa merve hanım böyle yakalarlar işte hah! o değilde biz ayrı şehirlerde yaşıyan ama birbirinin ruh kankası olan 3 kız olarak bu sene çok doluyuz. merve üniversiteye başladı -yeeeyyy!!- şevval ve ben 11. sınıfta başladık -oh yeah bebeğim 2 senemiz kaldı sadece- ve gerçekten nerdeyse hiç boş zamanımız yok. diablo oynamaya bile zor vakit ayırıyorum o derece :( ben böyle meşgulüz ayağı çekiyorum ama alakamız yok en azından benim yok bütün gün evde yatıyorum ders çalışmıyorum -ki buna rağmen notlarım hiç fena değil- şevval ise tam tersim ne zaman "napıyorsun?" desem "test çözüyorum" diyor -BİRİ ŞU KIZA SOSYAL HAYAT VERSİN! hayır işin komik yanı bu üni belasını kazanmak için çalışmak lazım bu hiç hoş değil bence ya benim gibi zeki ama tembeller nolcak? sevgili meb neden bunu düşünmüyor? bence düşünmeli zekiyim ama ilgimi çekmediği sürece ben bir şey öğ-re-ne-mi-yo-rum napiyim yani yapım böyle. seneye dershanede bana napcaklar acaba? beynimi yıkayıp iyi öğrenci yaparlar mı ki? allah yazdıysa bozsun! sinir krizi geçirir kendimi koreye ışınlarım vallahi yaparım bakın o yüzden lütfen please jebal beynimi yıkayıp beni iyi öğrenci yapmayın he? he? okey? bu kadar saçmalamanın üzerine hepiniz anlamaşsınızdır nasıl bir psikolojide olduğumu. yalnız olduğum için oluyor bunlar ama yalnızlık güzeldir iyidir biz 3 kız yalnızız ve bu çok zevkli -hiç zevkli değil- anlicanız bu post sadece merve içindi bunu okuyup gülüp -mümkünse kahkaha atsa iyi olur yoksa beynini uçururum- "aferin benim bet'ime" dicek yani her şey merve için... 

31 Ağustos 2012 Cuma

GD-ThatXX




Aslında yamayı daha sonraya bırakmak istiyordum ama MV yeni çıkmış sıcak sıcak yazayım dedim.
Klibi beklerken terden ölmediğime dua ediyorum öncelikle.
MV çıktığı anda koşarak bulunduğum ortamdan uzaklaştım ve tek basıma izledim. İzlerken bir yandan da tırnaklarımı yedim. ha oldu ha olacak diye beklerken gözümü bile kırpmadım. (Ne olacak diye sorarsanız söyleyeyim. Öpecek falan sandım. Şu +19 şeysinden sonra bunu düşünüyordum.)
Klibi izledikten sonra bilgisayarı bir kenara fırlatıp ‘Hani lan nerede bu +19 neredeee??!!’ diye somurttum. Bendeki de salaklık yani yok işte bir şey sevinsene.
En sinir olduğum şeyi sorarsanız (ki sadece bir tane var.) şu ‘Bipppp’ sesi! Allahım nefret ettim o sesten. Alt tarafı bir p*ç demiş adam. Neyin bipini yapuyorsunuz siz ya. Ben hergün diyorum o lafı. Bipleyin lan beni de hadi hadi -,- Neyse…
İlk izlememde bir şey anlamadığım için birkaç defa daha izledim. İkincisinde klibin üçüncüsünde şarkının tadını çıkarttım. GD gerçekten harika bir iş yapmış. Bir insanın yaptığı her şey mükemmel olabilir mi? Olamaz. O yüzden GD insan değil bunu bir kez daha anlamış bulunmaktayım. (Lider gerçekten mükemmelsin!!)
Jenny gerçekten güzel kız. Her ne kadar kıskansam da hakkını yememek lazım.
 ~~~~~~~~
Ablamı çağırdım ‘Gel abla sana +19 klip izleticem.’ Dedim. Ablamda ‘sapıklaşma Şevval bir git’ diyerek itekledi beni. Ama zaferle onu koltuğa oturtup bilgisayarı eline verdim. İzledikten sonra tuhaf tuhaf baktı bana. Onla dalga geçiyorum diye sinirlendi falan. Olayı açıklayınca güldü. İkinci defa izlerken baya alay ettik.
(Kimse yanlış anlamasın GD ile alay etmiyoruz. +19 sınırıyla alay ediyoruz ki GD bile bunu dalga geçmek için yapmıştır.)
‘Oha sarıldılar Şevval. Klip  tabi +19’
‘Kapı deliğinden bakıyor GD ayıp lan ayıp! Röntgenci GD!!’
‘Birbirlerinin yanaklarını okşuyorlar oha çok ayıp bu!’ (Yankda değil ama asdfasdfghj :D)
‘GD’nin yatakdan doğrulması ofsayt bir kere abla! (2:03)’
‘Kız küvetin içinde Şevval bakma!!
Oha abla GD’de küvette. GD ıslak ıslak. Allahım öldüm mü?
Hem de Beyaz gömlekle Şevval! Kapa gözlerini!!’
Vs.Vs.Vs
Ve ablam son noktayı şu şekilde koydu
‘Şevval adamın kendisi tahrik edici bir kere. Onun olduğu tüm kliplere yaş sınırı koysalar yine haklılar!’
Evet GD sen insanı çileden çıkarırsın, günaha sokarsın. Ağzında akıtacak salya bırakmazsın.
(Harekete bakın ya! Gel de ölme bu adama!!)
GD her zaman mükemmel olmak zorunda değilsin.

svvl_vip

İzleyin izleyin -,-

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Sevgili bomboş yazım.

En sonuncu postumdan beri bir halt yazmayıp her şeyi şevvale bırakmışım tabi öküzcükte bir şeyler yazmış ama sonra salmış. tabi aile gezmelerinden fırsat kalmıyor ama bir istanbula gelemiyorlar. çok acım var çok şevval gelmiyor en yakın arkadaşlarımdan biri biricik sıra arkadaşım e.m.g. gidiyor başka okula. şimdiden kararımı aldım kimseyle oturmayacağım yas tutucam. bütün yaz ramazan dolayısıyla ve üşengiçlikten hiç bir şey yapmadım evde oturdum bunun sonucu kilo aldım bu nasıl bir şeydir ya. artık okullar açılsın istiyorum yani. ama çok müthiş bir haberim var annem bana big bang alive çantası alıyor! olum bu kadın sevilmezde napılır bu arada GD yeni albüm çıkardı yerim onu ya bebeğim benim sarı kafam manyağım benim. bütün gün 'yes sir i'm a one of a kind' diye geziyorum. yeminle yazcak başka bir şey gelmiyor aklıam bu kadar salka olamam herhalde. ben dizi film izliyim yazcak birşey buliyim bari siz simlik bunu okuyun canımslar.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Yüzlerce Yıl Sonra Bile Sadece Sizi Seveceğim

Sayın okuyucu eğer diziyi izlemediyseniz ya da izliyor da hala bitirmediyseniz fazla derinlere inmeyin. Sonra neler olduğunu öğrenince bana sövmeyin.




Sayfada biraz aşağı inerseniz Rooftop Prince ile ilgili yazdığım yazıyı görürsünüz. Hah iste diziyi dün gece saat 6 sularında bitirmiş bulunmaktayım. Gözler şiş, burun ucu hala kırmızı. rimelim akmış bir vaziyette oturuyorum. -evet hala oturuyorum. Üşendim silmeye rimelimi.- Uyuduğumda rüyama bile girdiler düşünün o kadar etkilenmişim.
 
Dizi genel olarak çok güzeldi. Kahkahalarımın yanında böğürerek ağladığım zamanlarda oldu. Hele son 3 bölümde nasıl ağladım nasıl ağladım. Hıçkırdım, böğrdüm o derece.

Twitterda beni takip edenlere bol bol resim gösterdim diziden. Şimdi baktım da ne kadar çok spoiler vermişim millete. İzleyenlere. izlemeyenlere herkese twitterdan canlı yayın yapmışım resmen. Ablam benden önce izlediği için bol bol kafasını şişirdim. 'Abla burada ne olacak?' 'Abla uyanıyor mu yoksa?' 'Abla sonu kötü değil dimi doğruyu de bak nolarrr?' tabi ablam pes etmedi ve hiç bir şey söylemedi. 

Hiç unutmadığım sahnelerden biri Veliaht Prens'in ağzının suyu aka aka defiledeki kızlara bakması. Nasıl güldüğümü bir ben bir de Allah biliyor :D tabi sonra Se Na'yı görüp 'Prenses! Prenses!' diye bağırınca tüm o atmosfer kayboldu. Kahkahalarım boğazıma tek tek dizildi.

Bir diğer sahne bunların takım elbiseyle sahnelere çıktığı yer. -Sahnelere dediğim lafın gelişi. Gercek sahneye çıkmıyorlar.- Aman Yarabbim neler yaratıyorsun sen öyle. Hepsi taş gibiydi. 'Gözlükleriniz olayım takın beni lan!' diye ekranla bir olmuştum.

Hele o şapşik -bu Betül'ün lafı ama tapusu yok sonuçta dimi?- Chi San'ı görünce dibim düştü. 'Oha herife bak lan!!' diye inledim. Onun her hareketi benim hayvan gibi gülmeme neden oldu.  Bunun o havuza girdikleri sahnedeki ifadeleri ölmelikti. Kızlara ağzını açarak bakınca 'Oh annem kapa o ağzını hadi canım hadi!!!' diye dişlerimi sıkmıştım. (nasıl sahiplenmişim çocuğu ya -,-) sonra Park Ha bunları eve alsın diye bayılıyor numarası yaptıgı sahne. O sahne için sadece şunu söylüyorum 'ASDFGHJKLKJHGFDSASDFGHJKL' anladınız değil mi? 

İşte o sahne :D Ahaha tiplerinizi yerim sizin :D


Yong Sul komedinin diğer adıydı :D ay adamın her hareketi komediydi. Park Ha şekerini yediği sahnede nasıl güldüm hatırlamayorum :D resme salalarını akıtarak bakması ayrı bir olaydı. Hele orda dediği lafa ayrı güldüm :D sonra Gak'a 3dakikanın dolduğunu bilmeden dedikleri asdfgh :D takım elbisede çok yakıştı ama ^^ her ne kadar sert bur insan gibi görünsede, gerçekte tam bir salaktı -salak dediğim yufka yürekli, şeker gibi çocuk. Ben salak diye sevdim onu dizi boyunca.-



Adamdan karizma akmasına rağmen o şapşallığı yüzünden belli olmuyor :DD



 Man Bo sacları uzunken daha tatlıyı ama hakkını yememek lazım bebeğimizin. Gördüğü hiç bir şeyi unutmuyormuş. 'Man Bo beni de görsen unutmazsın dimi lan?' diye ağzımın suyunu aktmıştım çocuğa. Ama sonra bıraktım o işi. Chi San var orada dimi yani -,-






 
 İşte bu üçlü dizinin tuzu, biberi değil, dizinin tatlılarıydı. Birlikte bir bütündüler, birinin hareketi diğerinin hareketini tamamlıyordu. Surat ifadeleri o kadar güzeldi ki bunlar gidince çok üzülmüştüm. Chi San gidince 'Oha ne yaptın ama sen geri getirin bebeğimi.' diye ağlamıştım. Sonra Man Bo ve Yong Sul gitti. 'Eh be yapılır mı bu? Gitti gül gibi çocuklar!!' diye böğürmüştüm.
Şu papyon takan adamla yemeğe çıktıkları sahne... Ona da kocaman bir kahkaha atmıştım. 3 dakikalık serberst konuşmaları mùkemmeldi. Yong Sul kuzum nasıl bozulmuştu sürenin dolduğunu duyunca. Sonra Park Ha ve sevgili Çoha'yı kovaladıkları sahne neydi öyle? Ne güzel kovaladılar ama bizim kaçakları :D ambulansı kovaladıkları sahnede güzeldi. Hele Chi San ve Man Bo şebekelerinin ifadeleri yerim ben :D öyle işte. 20 bölümlük bu diziden keyif almamı sağlayan kişiler bu 3lü oldu. 

Se Na'yı son bölümde sevdim. Allah var kız yine yürekli çıktı. Tae Moo neydi öyle? Aman Yarabbim düşmanımın basına bile vermesinler ondan. Ne illet, ne aç gözlü bir herifti o öyle...
En başta da dediğim gibi beni son 3 bölümde böğürterek ağlattı dizi. Lee Gak gidince hıçkırarak ağlamıştım. 'Öküz herif! Gitmesene lan! Gitme dedim sana! Ne olacak o kıza ha? Lan gideceğini bile bile kızı kendine aşık ettin eşek!' daha neler beler dedim. Ama aklımda kalanlar bunlar. 


Fazla uzatmadan bitiriyorum tamam kızmayın. Diziyi izlemiş gibi olduğunuzu mü sanıyorsunuz? Hayır yanılıyorsunuz. O kadar çok sahne var ki. Dizinin her saniyesi izlenmeye değerdi. Benim bu yazdıklarım hiç bir şey. Eğer hala izlemediyseniz hemen açıp izleyin derim. Lisetnizin en başında yerini alması lazım. Ben ertelediğim için çok pişmanım. İzlediğiniz de sizde 'Keşke ertelemeseydim.' diye iç çekiceksiniz diye düşünüyorum.


~~


Bunları da dinleyin. Ne güzel OST bunlar ya -,-

Aşkın gücü adına!!
Anne neden benim Rooftop Prince'im yok?
svvl_vip

5 Ağustos 2012 Pazar

The Vampire Diaries~




Bu nasıl bir seridir arkadaş?
Beni kendine bağlayan dizilerden biridir kendisi. Karakterlerinin hepsine tek tek aşık olduğum muhteşem seridir. 
İnsanlar artık vampir dizilerinden, filmlerinden bıkmış bulunmakta -Buna ben de dahilim.- Ama bu seri bir başka arkadaş. ‘Gel beni izle’ diye bağırıyor orada.
Şu gördüğünüz mahlukatları ben çok severim. Hepsi  benim bebeklerim. Hepsini yerim ^^
Normalde dizilerdeki asıl kızları pek sevmem. Ya çok salak olur ya da beni kıskançlıktan kudurtacak kadar güzel. Ama Elena öyle değil. Beni kıskançlıktan kudurtacak kadar güzel, ne istediğini bilmeyen bir aptal olsa da ben onu çok seviyorum. Dedim ya TVD diğer dizilere, filmlere benzemiyor diye. Elena’yı canlandıran insanında hakkını yememek lazım şimdi. Nina Dobrev’den bahsediyorum. ‘Of yavrum!!’ diye ağzınızın sularını akıtabilirsiniz beyler. Düşünün ben bile ‘Taş gibi hatun lan bu.’ Demekten kendimi alamıyorum.
Orada bir sarı şeker var gördünüz mü? Caroline’dan bahsediyorum evet. O nasıl bir tatlılıktır arkadaş! ‘Ay canım benim seni yerim!’ diyerek sevesim var. Kendisini canlandıran hatunun hakkını yemek olmaz şimdi Candice Accola ayrı bir taş. Her ne kadar gözümde bir Nina Dobrev olamasa da hakkını yemem kızımızın.
Bakın bakın Salvatore kardeşlerimizden biri var orada. Elena az yemedi onu. –Ne fesatsınız siz ya. Gözleriyle yedi demek istedim.- Evet Stefan’dan bahsediyorum. Bu mükemmel dizide bir terk Stefan’a pek ısınamadım. Nedendir bilmiyorum. İyi, hoş çocuk. Oldukça dikkat çekici bir insan –vampir- ama olmadı. Ona bakınca içim kıpırdamıyor arkadaş. Halbuki Paul Wesley çok taş bir çocuktur.
Bakın bana dil çıkartmış. 'Sevmezsen sevme sana mı kaldım?' ifadesi bu. Paul seni değil Stefan'ı sevmiyorum ben -,-
Bakın kendisi de sevmiyor Stefan'ı  ehehe :D


Bir diğer kardeşimize gelelim. Allah’ım Damon nesin sen? İnan değilsin! ‘Vampir o salak!’ dediğinizi duyuyorum. Tamam, tamam üstüme gelmeyin. Dizinin ilk başından beri Stefan’ı sevmeyen ben, Damon’ı görünce dibim düştü. Daha dün gibi hatırlarım. Damon’ı ilk gördüğümde ‘Oh taşa gel!’ diyerek yatağın üstünde tepinmiştim. Düşünün ta o zamandan ‘Elena Stefan’ı bırak gitsin Damon var koş ona!’ demiştim. Dizinin başından beri Delena diye yanıp tutuşmaya başlamıştım.
 Mimiklerin efendisi!
Delena aşktır ya -,-

Gelelim son bombamıza. Klaus denen o yaratığı bana verin! Kurban olurum, gözünüzün yağını yerim verin onu bana. O bakışları beni benden alan mahlukat. Sinirli halini gördünüz mü? O nasıl bir tiptir ya!! Yüce Rabbim Klaus’u beni benden alsın diye yaratmış yav –Hayat Bilgisi izleyen insan tipi.- Damon diye bir taraflarımı yırtıyordum ama keşke yırtmayıp az bekleseymişim. Klaus diye yırtardım. Joseph Morgan ne kadar şeker, ne kadar taş bir insan fark ettiniz mi?
Şunun tipe bakın lan! O nasıl bir gülümseme? 'Güleyim de Şevval ölsün' demiş resmen herif.
Yerim seni ^^

Bunu da koyar giderim -,-

svvl_vip