24 Mart 2013 Pazar

Fuar var dediler geldik!


 1 aydan uzun süredir ne şevval ne ben post atmıyoruz takipçimiz falan varsa şimdiden özür dileriz yani. 1 aydır niye post atmıyoruz bilmiyorum. atmıyoruz işte başka açıklaması yok ama bence üşengeçlikten. şu anda bu postu atmamın sebebi de sizinle rezilliğimi paylaşmak evet ben o süper cool insan (kişi kendini övüyor) rezil oldum gerçi en az benim kadar şapşal arkadaşlarıma oldum ama oldum yani gerçi onlarda oldu aslında biz baya bir otobüse rezil olduk.

Olayı anlatacak olursam her şey bir beden dersinde hocamızın 'siz ingilizce sınıfsınız duydum ki hilton otelinde yurt dışı eğitimiyle ilgili fuar gibi bi'şey varmış bir bakın' demesiyle başladı. bizde süper zeki insanlarız çok iyiyiz ya hani dedik ki 'gidelim!' bazı nedenlerden dolayı sadece ben, ayşe ve damla olarak 3 salak gidebildik üçümüzde birbirimizden salağız yani ciddi anlamda salağız olamaz böyle bir şey.

O kadar rezil olduk ki en son artık 'BANA KADERİMİN BİR OYUNUMU BU?!' diyordum.

Dediğim gibi biz beden hocasının gazına gelip cumartesi günü buluşup bu fuara gitmeye karar verdik. cumartesi günü geldi biz bir güzel fatihte buluştuk hayır işin komik yani hiç birimizde hilton nerede bilmiyoruz evet elmadag'da nişantaşına doğru ama hiç birimizin hilton'da işi olmamış ki zaten niye olsun? oda ayrı bir konu yani ben bir nişantaşını biliyorum orayada ya taksiyle yada arabayla gitmişliğim var zenginim ya güya. neyse ablama sordum babama sordum derken bize verilen talimatlar doğrultusunda 69A'ya binip hiltonu gördüğümüz gibi inicez. şunu demek istiyorum ki ablacığım senin verdiğin koordinatlara, tavsiyeye yol tarifine saygılar. allah kahretsin demek istiyorum sayın okuyucular bir yol bu kadar mı karıştırılır yahu?!

Saçma hikayeme devam ediyorum. efendim biz fatihte buluşup saraçhaneye gittik 69A bekliyoruz meğersem benim salaklığım yüzünden (geldi 1. rezillik) yanlış tarafta yarım saattir bekliyormuşuz paldır kültür karşı tarafa geçti geçtik ama damlalar yarım saaat söylendi şaka niyetine ama söylendiler yani artık ömür boyu vururlar bunu yüzüme neyse orada bir 10 dk. bekledikten sonra geldi otobüs ama siz bizim o sevincimizi görecektiniz. oppasına sarılan fan gibiydik resmen. işte biz bu şekilde otobüse bindik şansımızı sevelim oturadabildik ama 3müzde ayrı yerlerdeyiz damla en arkada ayşe 2 sıra önünde ben onun yan sırasında sonra bir yaşlı teyze geldi iyi bir türk genci olarak yerimi teyzeye verdim o sırada damlanın yanındaki adam inecekti yerine bana verdi çok sağolsun buradan teşekkürlerimi iletiyorum kendisine. neyse biz ilerlerken ben bir kafayı kaldırdımki  ilik gibi çocuk karşımızda böyle 1.85 boylarında saçın bir kısmı uzun ama arkaya atılmış o arada öne düşüyor bu geri itiyor falan giyimi güzel apaçi gibi değil gayet cool çocuk birde baktım elinde ingilizce çalışma kitabı diğerinde kalem çözüyor ama ezik 1 saat aynı yeri çözdü hatta çözemedi. neyse ben damlaya geçirdim dirseği benim aptal sarışınım baktı çocuğa sonra sevgilisyle konuşmaya devam etti ama ben dururmuyum? durmam anasını satiyim yalnızım ben her türlü erkeğe gözlerimi dikip bakma hakkım var! bakıyorum çocuğa arada ayşeyle falan konuşuyoruz sonra dayanamadık damlanın telefonuyla çocuğun resmini çektik bir hatıradır kalsın diye.

Allahın cezası bir trafik atlattıktan sonra biz hala otobüsteyiz tabi sonra damla bir feryatla dediki 'HİLTON' baktık hilton yolun biraz tepesinde dedim okey geldik ya şimdi durak kaldı bir baktımki bunlar otobüsü durdurdu indik biz dedim 'LAN?!' efendim neymiş ben hilton görünce inelim demişim hayvan yolun ortasındamı inelim dedim?! neyse biz böyle bir otobüse rezil olduk çocukta gitti öyle. biz başladık yürümeye ama kopacak ayaklarım artık yolda 2 tane adam gördük dedik biz hiltona nerden gireriz meğersem çalışanlarıymış bize bir güzel söylediler yolu teşekkürler kendilerinede. ama öyle bir yoldayız ki nasıl ıssız anlatamam yani kaçırılsak kimse duymaz o derece bide ara yol var kestirme dedim herşey bitti bişey olcaksa olsun artık şurdan gidelim dediler olmaz bir feryat figan dedim tamam ulan işte biz böyle yürümeye devam ederken daldık hiltona arka bahçeden, güvenliğe sorduk bizi fuarın olduğu binaya yönlendirdi ama ben o ieft afişlerini görünce nasıl mutlu oldum anlatamam hemen danışmaya gittik online randevu numaralarımızı verdik hop daldık içeri girer girmez birer çanta verdiler bize içinde broşüler dedim !allah bedava çanta!' işte böylede fakirim kkk. biz fuara daldı ama oda bize daldı heryer cıbır cıbır ünili dedim anasınınki yeaa olcak işmi bu be 11. sınıf bebesiyiz biz. gerçi ben 12 olcak yaştayım ama eğitim sistemimizde bir 11. sınıf bebesiyim neyse herkese biz 12'yiz dedik eh yalandan kim ölmüş dimi?





(Fuardan bir görüntü)

Her şeyin ötesinde oxford house'un önündeyken bir baktım otobüsteki ilik! önce dedim ki ben süper zeki biriyim o çocuk buraya gelcek demiştim geldiii çok güzel geldi ama anasını satiyim biz yanlış yerde inmiş cici kızlarız dedim allah bize kahretsin yürüyün zaten sonra çocuğuda unuttuk daldık fuara.

Önce dedikki türkle konuşalım bulduk bir yer konuştuk kız bize nasıl yurt dışına gidiceğimiz falan hakkında bildi verdi broşür verdi yolladı tam ilerlerken ablanın teki broşür ve kitapçık verdi meğersem oda deftermiş tabi o ayrı sonra bir baktık her yer cıbır cıbır ingiliz birde aksanlı konuşuyorlar allah be!

Önce biraz gezdik falan sonra çok harcımızşmış gibi universty of london'ın önüne gittik adam türkçe bilmiyor dedim hobeeerrreey girdimi bize! tabi giren bişey yok gayet güzel konuştuk tabi bu ayşe ve damla heycan yaptı bir an konuşamadılar ayşe diyoki 'konuşsana' dicektim lan bok sen konuşsana ama sustum ingiliz adamın önünde kankacığımı dövmek olmaz şimdi. Biz adamla güzel konuştuk istediğimiz bölümleri söyledik bize defter ve broşürü verdi gönderdi.

Biz yolumuza devam ettik küçük bir kızın olduğu bir yere gittik bir türk abla ve amca vardı ayrıca. biz gittik adam önce dediki 'how old are you' dedim 'i'm eighteen and they're seventeen' bana demezmi 'then i can't help you' önce bir 'LAN?!' oldum sonra amca güldü falan meğersem liseymiş lan bununki 7-17 yaşındakileri alıyorlarmış sonra biz konuşurken başka bir ilik geldi çocuk bi'şey sordu gitti damlada çocuğa baktı amca dönüp dedi 'he is handsome right?' dedik 'yeeees' biz güldük falan amca dönüp  'you're so handsome they like you' demezmi! allahıma bin şükür çocuk duymadı dicektim 'amca lan yanında kızın var deme öyle şeyler öğrencek sonra sana yazık yani ' ve evet o küçük sevimli cıbır kızda amcanın kızıymış. sonra bir türk vatandaşı geldi orda görevli olup amcanın yanındaki kızın arkadaşı olan amca döndü dediki 'is he handsome?' bir baktık 'ehhh' dedik amca koptu çocuk bir dudak büzdü falan sonra şakalaştıkişte. amca bize demezmi eğer üçünüzde gelirseniz indirim yapcam bize verdi indirimi tabi gitceğimiz yok ama gitmek isterdim yani çünkü güzel okul 3 haftalık bir kurs gibi hemde ingilterede yani düşünen varsa söyliyim adınıda 'taunton school international' böyle arayın bence internetten yani iletişim bilgilerini türkiye için bulursanız güzel fırsat biraz el yakıyo ama çokda değil (amcanında reklamını yaptım bu arada kkk)

İşte biz böyle amcayı bıraktık başka ingilizlerle konuşuyoruz falan sonra bir baktım ben kadının tekiyle ünisi hakkında bilgi alırken bu arada kadın bana gece hayatımızda çok zevkli falan dedi çok mu içici gördü acaba beni acaba lan? neyse işte ben ablayla konuşurken bir baktım ayşeler kamera çekiyor diye kaçmışlar estonyalı bir ablanın yanında buldum bunlar konuşuyor ama anlamıyor çünkü abla bir konuşuyoki ışık hızı mübarek dedim azcık yavaş konuşun. lan bu arada 1.66 boyumla 1.80 ablayla konuşmak çok zordu dayamış bide topukluyu dedim höh be höh!
Neyse biz estonyalılardan azcık bilgi, takvim, biraz bröşür ve şeker alıp (bu arada amcadan da çikeleta aldık bayada güzeldi) yolumuza devam ettik sonra bir baktık bir amca bizim damlaya iş atıyor dedim LAN! kızın sevgilisi var yaşından başından utan! tabi bunu demedim ama demek istedim tabi amca bize bedava defter falan verince böyle oldu.
Sonra biz baktık yukarda ingilizce konuşma seviyenizi ölçün diye test varmış dedim yapma bunu ya! gidelim ama ayşenin vakti yoktu bizde pıtı pıtı gittik o arada da bir sürü yere bilgi almak için başvurdum o ayrı o kadar çok broşür almışım ki kollarım koptu.

Durun ama o salak gün daha bitmedi.
Biz 3 salak ayşeyi zeytinburnu otobüsüne bindircez diye geberdik tarlabaşına gitcez ama nasıl gitcez? inşaattan yollar girmiş birbirine neyse millete sora sora gittik ki türk milleti sanmayın turistleri türk sanıp sorduk oda ayrı bir gerizekalılığımız.
Neyse işte biz bulduk tarlabaşını ayşe bırakmıyor bizi diyor nolur kalın benle neyse bekledik bunuda bindirdik otobüsüne yolladık taksime geri döndük tabi biz dönene kadar damla daldı perukculara saçımı satcam diye -benimde belime kadar sarı saçlarım olsa bende satarım- neyse bu salağı çektim taksime dedik kokoreç yiyelim bu salak dediki kuzenimle yediğim yere gidelim dedim okey ama önce birer ıslak hamburgeride indirdik tabi mideye o ayrı neyse bir baktımki galataya kadar geldik ama öldürücem damlayı sonra yanlış ara sokağa girdik derken bulduk kokoreççiyi indirdik birer kokoreçi ve midyeleri miğdeye çıktık gittik tabi saat 6 olunca babişlerde aramaya başladı biz koştur koştur gittik tarlabaşına geri döndük (İNŞAAT BİT ARTIK!)
Ulan pasodada para yok bide onu dolurma yeri aradım derken ben bindim otobüse damla mahsun mahsun kaldı orda. ben otobüsten indim eve vardım bu anca bindi yani o derece gelmedi otobüsü sonra annesiyle buluştu baba tehlikesindende kurtulduk işte.

Gördüğünüz gibi bu salak blogger ciddi anlamda bir salak. arkadaşları da o derece salak. Bu anımıda sizle paylaştımki anlayın nasıl saf salak cici ve bir o kadar mal bir insan olduğumu diye he bide beni sahiplenin sevin diye.
işte böyle bir anınında sonuna geldik arkadaşlar başka salakça bir yazımda görüşürüz yine yazarım ben bir ara size gene. zaten dershaneye başladım allah bilir kendimi nasıl rezil etcemde yazcam buralara bekleyin beni!
 I'LL BE BACK!.
-jewelbet

5 Şubat 2013 Salı

Tatil!

                                   
Tatil deyince hepimiz deniz kum güneş diye düşünüyoruz ama bunun ne yapacağını bilemediğin 'onu mu yapsam? bunu mu? yoksa şu mu?' versiyonu olan bir 15 gün tatili var nam-ı değer yarı yıl tatili. tam bir illet! aile ziyaretine mi gitsem dizimi izlese film mi izlesem kitap mı okusam anime mi izlesem diye kafayı yedim. gerçi okul yok diye göbek atma modlarındaydım ama o bile 3 gün sonra puf oldu can sıkıntısından gebermek üzereydim allahıma bin şükür karnem iyi hiç zayıfım yok diye annemler beni ne halin varsa gör diye bıraktılar (bu arada o kendini acındıran 0 alcam of karnemde bir sürü zayıf olcak diye yakınan şevval hayvanı teşekkür aldı!) neyse ben bu 'tatilde napsam' bunalımlarındayken kuzenim dediki 'gel ananemlerde kalmaya gidelim' dedim oey bana uyar hayatıma bir hareket gelir biz gittik 5 gün orda kaldım ama o 5 günde öldüm ben çizim yapmaya halim yok e internet yok elimdeki tek şey telefonum nebiyle birlikte bütün gün mal gibi yattık yaptığımız tek atraksiyon biseklet sürelim diye dışarı çıkmak ondada allahın cezası bisiklet bozuk çıktı zaten o ayrı soğuk diye dışarı çıkmayıp salona oturup yattık aynen böyle


    

Ama işin komik yanı ben hiç böyle olmayı planlamamıştım ben dizi izmeyi planlamıştım sabahlara kadar uyumamayı 'bir bölüm daha bir bölüm daha' diye diye bir günde dizileri bitiricem diye hesaplamıştım ama yapmadım yapamadım bu yüzden kendimden utanıyorum böyle olmamlıydı ya benim tatilim! ben aynen böyle olmalıydım 

                                                              Ama olamadım T_T

Sonra dedimki 'eh yeter be!' ve eve dönme çabaları vermeye başladım ama ablam alttan alttan gelme diyip durdu inat ettim ve döndüm evime zaten ilk işim duvarlara sarılmak yatağıma sevgi dolu bakışlar atıp bilgisayarımı öpmek oldu artık o derece sıkıldım o derece bunaldım şimdi ben tatile sövüyorum ama şunun şurası 5 gün sonra okullar açılıcak!
ve bu berbat bir şey okullar açılmamalı!
Okullar açılırsa akıl sağlığım hiç iyi olmicak öncelikle her sabah annemle yataktan çıkmama mücadelesi vericem.

 

                            Sonra hazırlanırken bu tür şeyler düşünüp kendimi deşarj edicem.

                                         

Ama Bunların hiç birini yapamicamı bildiğim için gene uykum gelicek ve okula aynen böyle giricem (neyseki kız lisesinde okuyorum ve güzel görünmem gereken kimse yok)



Sonra sevmediğim birini görüp gülümseyerek içimden ana avrat saydırıcam
                                        

                             Derslerde uyumama mücadelesi vericem ama ölümüne uyicam

                                       

Eve gelip uyumaya çalışıp ama odağılmış olan uykum gelicemicek ve ben gene küfür ede ede ders çalışmaya başlicam (sözde seneye sınava gircem ya hani)

Ama ders çalışma işinde başarısız olup en sonunda 'napsamda eğlensem?' diye düşünürek mal gibi oturucam
   

                                                                  Ve şu an böyleyim.

                                           

13 Ocak 2013 Pazar

Yazılı Haftası ve Ben...



Okuldan iyice bıkmış, artık tatil olsun diye gün saymaya başlamıştım. Okula gitmemek için her saba bir bahane buluyordum. Hasta ayaklarına yatıyordum. Annem de bana acıyordu falan... Sonra sürekli bulduğum ilk boşlukta okuldan kaçıyordum:D 

 Neyse işte kızlar bana kızmaya başladı 'devamsızlıktan kalacaksın okula gel' diye ben de gittim. Keşke gitmeseydim be...
Aralık ayındaydık ama kaçı olduğunu hatırlamıyorum. Tek hatırladığım o gün nöbetçiydim ve günlerden çarşambaydı.
Müdür yardımcısı arkadaşımın eline kağıt tutuşturmuş ve şöyle demiş  ‘Git ve bunları okuldaki tüm sınıflara dağıt.’
Tüm okula aynı anda ne verilebilir diye düşündüm ya veli toplantısı için duyuru –ki bunu direk velilere mesajla yolluyorlar. Tabi benim mesaj bana geliyor ahaha :D öhööm neyse.- ya da ortak sınavların tarihi. İkincisi olmaktansa ilki olsun diye çok dua ettim ama olan oldu bir kere.
Songül Hoca her şeyi ayarlamış. Hangi gün hangi derste ne yazılısı olacağımız belli olmuş. Tabi ben isyanlardayım  

Oturdum ve ‘Allah’ım noluuur bu derste şu yazılıyı olmayalım. Mümkünse Emrullah Hoca’ya hiiiç yazılı denk gelmesin.’ diye dua etmeye başladım. Ve tabi ki olmadı.

Songül Hoca tam 3 haftayı bize kitlemiş. İlk hafta ikinci dersler, ikinci hafta üçüncü derslerde, üçüncü ve son haftada dördüncü derslerde yazılıyız. 
Oturduk kimin dersinde hangi yazılıyı olacağımıza baktık ve booom! İki tane kurtarmam gereken dersi de Emrullah Hoca’nın dersine denk getirmişler…


 Aynen bu şekildeydim 

Sonra ben oturdum ders başına. Bir ondan bir bundan test çözdüm. İyice bunaldım. Zaten sürekli olan uyuma isteğim daha da fazla arttı ve bulduğum il boşlukta kendimi yere, yatağa attım; neresi olursa olsun farketmez diyerek bulduğum yerde uyudum.

Sanırım biraz fazla boşluk bulmuşum... Geometriden az daha kalıyordum. Sonra Dil ve Anlatım bana çok pis girdi. Öyle böyle değil girdi yani… Pppfff… sonra ben kafamı duvarlara vurmaya başladım. Keşke Dil ve Anlatıma çaılışsaydım diye.

Fizik ile Matematik arka arkaya koyulur mu hiç?? Aklınız var mı???Hangisine çalışacağımı şaşırdım yala. Sonra Matematik hocamla girdiğim iddayı kaybettim üstüne bir de fizik yazılısında yanlışın doğruyu götürmesi sebebiylen atamadım. Atsam da tutmaz. Şimdiye kadar hiç tutmadı.
Annem bana çalış dedikçe ben de çalışmamak için direnmeye başladım. 'İstemiyoruuuuum!!' diye atarlanıyorum falan.

Bu arada hala uykusuzluktan ölüyorum. Akşam erken yatayım düşüncesiyle sürekli okuldan kaçıyorum eve geliyorum çalışmak için...Ama cık olmuyor. Her zaman yaptığım gibi okuldan geliyorum ve hooop bulduğum ilk yerde uyuya kalıyorum
O kıyafetleriçıkartmak bile işkence geliyo. Düşünün halimi...

İlk iki haftayı atlattık kaldı son hafta. Şimdi normalde benim ders çalışmam lazım
Aynen şu şekilde

Ama ben oturdum dizi izliyorum. I Miss You’nun dibine vurdum.

Aynen bu şekilde

Her neyse sonuç olarak ben yine mala bağladım. Biyolojiye çalışmam gerektiği halde dizi izliyorum. Başlamışken devamı gelsin bitireyim en iyisi asdfghj :D Sonucuda Biyoloji beni ezecek olsa bile.

Ve son olarak...

12 Ocak 2013 Cumartesi

İNFİNİTE H !

 Şevval hainlik yapıp infinite yazısını kendisi yazdığı için infinite h bana kaldı oh iyi ki bana kaldı. şimdi izninizle yazıma başlıyorum.
infinite h yani infinite üyelerinden hoya ve dongwoo'dan oluşan ve açılımı infinite hiphop olan şu iki kişilik harika alt grup. bu grup dediğim gibi hoyadan ve dongwoo'dan oluşuyor ve kendileri 'fly high' isimli 5 şarkıdan oluşan bir mini albüm yayınladılar -ki bence çok harika yaptılar- albüm 11. ocak yani dün yayınlandı ama o zamana kadar woolim -bağlı oldukları şirketleri- bizi yedi bitirdi inspritler -infinite hayranlarının adı- olarak öldük bittik geberdik özellikle şevval ve ben mesajlaşmalarımızı görseniz anlarsınız ama göremezsiniz çünkü kendimizi rezil etmeye hiç niyetimiz yok neyse biz konumuza dönelim. şimdi bu iki beyefendinin çıkardığı harika albüm neticesiyle yazıyorum ya bu yazıyı artık albümü anlatiyim dediğim gibi albüm 5 şarkıdan oluşuyor şarkı listesi şöyle:
01. Victorious Way
02. Special Girl (feat. Bumkey)
03. 니가 없을 때 (feat. Zion.T)
04. 못해 (feat. 개코 Of Dynamic Duo)
05. Fly High (feat. 베이비 소울)
 Bütün şarkılar bir harika özellikle 'without you' mükemmel!
Hani woolim yedi bitirdi dedim ya bizi yiyip bitirmeye albümün ilk teaser'ını yayınlayarak başladıki oda şu oluyor:


http://www.youtube.com/watch?v=sx2rhy5NY5Q&list=UUoQIdt0bWPv3-_xuybJvTjQ&index=5

Şimdi neden ölüp bittiğimizi anladınız mı? anladınız tabi. bunu gördüğümdeki ilk tepkim 'ayın 11. kadar ölmüş olurum ben lan'dı. neyseki ölmedim. belkide öldüm bunuda ruhum yazıyor ne biliyorsunuz? bilemezsiniz tabi hah!
Neyse albüm resimleri var tabi bide işte o beni benden alan resimler



                                                           
                                                                Burda Dongwoo'yu 


                                                          Burdada Hoya'yı görebilirsiniz.

Devamı var ama durun siz bi daha yazıcağım çok şey var o yüzden devam edelim. ve işteeeee 2. teaser 


http://www.youtube.com/watch?v=9Lchkl6t0Rc&list=UUoQIdt0bWPv3-_xuybJvTjQ&index=3


İki insan en fazla bu kadar şeker olabilir çünkü daha fazla olurlarsa ben ölürüm peşimden de diğer inspritler gelir. Şimdi hepimiz dua ediyorz 'allahım hoya yada dongwoo'yu betüle nasip et yarabbim' diye ettiniz mi? aferin size. devam edelim işte sıraki albüm resimleri.



Bu odanın

Bu hale geldiğini görüyorsunuz.
Eminim hoya çok üzülmüştür güzelim mor oda'ya neler oldu diye.Zaten ilk resimde gözlerinin içinin parladığı görülüyor kkk

Daha var ama onları da kendiniz araştırıp bulup canım. şimdi sırada 3. teaser var 
http://www.youtube.com/watch?v=ERhKI5QKKFM&list=UUoQIdt0bWPv3-_xuybJvTjQ&index=2

burada şarkılardan kısa kısa bölümler ve bazı konsept resimlerini görüyorsunuz. çok harika değil mi?? tabikide öyle. ve uzun bekleyişin ardından -sizin için değil bizim için- müzik videosu çıktı ve albüm yayınlandı mv türkiye saatiyle sabah 5'te yayınlandı. ama ben inatla izlemedim sabah kalkar kalkmaz neden? çünkü o gün iki tane sınavım vardı kendimi tuttum ama o sırada büyük acılar çektim ama sınavlarımdan sonra izliyince sınıfta sevgi kelibeğine döndüm bir mutluluk hali bi 'allahım hoya ve dongwoo ne kadar' şeker diye gezmeler oldu ve bu sırada şevval ökzünün izlediğini ve bana söylemesini unutmayalım ben kendimi tutarken hayvan alttan alttan ay hoya öyle dongwoo böyle diyip durdu terbiyesiz kötü pis şey.

vee işte sizin içinde o harika mv.


http://www.youtube.com/watch?v=vnEHiMVgEII&list=UUoQIdt0bWPv3-_xuybJvTjQ&index=1

Cidden harika değil mi? tabikide öyle. Dongwoo'nn mimikleri hoya'nın sexy'liği benim kalp krizim kkk

 
Eh bunlarda bazı bonus resimleerr 
 







                           
                                       
                                                    Hoya'nın 'yapmış olamazsıııınn' bakışı kkk


                               

                        LMFO'nun kutusunun burda ne işi vaar :O (Dongwoo şöyle bakmaaaaaa!!)

                                                                      Vee Giflerrr

     


                                            Şunların Sempatikliğine bakarmısınız????


                                                      

                                                      Kıza sarıldıklarını sanıyor şapşikler kkk
                                              (hoya'nın yapmaya çalıştığı şey hoşuma gitmedi!)



                                              

                                                     Şu mevsimler olayına bayıldımmm~


                  

                                                              Hoya sexyliği OMG!

                   

                                    Hoya sevimliliği. Hoya-shiii bu kadr tatlı olmaaaa jebaaalll


                                            

                                                                Hoya karizmatikliği

                                      

                                                                  Hoya şapşikliği kkk
                                  (Burda vurduğu kişi woolim CEO'suymuş. öyle duydum ahaha)




                      

                                                      'ah~ noluyor?' der gibi değil mi???
                                                      Bu çocuk benim için fazla şeker!!!!



                               
                                       
                                    Burun çekmeye şu mahcup ifadeye bakarmısınııızzzz???!!



                

                                             Bir kalem en fazla bu kadar güze fırlatılabilir
                              İş adamı havalarına bakarmısııınızzz?? dünyanın en şeker iş adamııı!


                 
                                        Dongwoo-shi pembe saçların ne kadar çok hoş -,-

                                               

                                     Bu çocuğun mimikleri bir gün beni öldürmezse bende betül değilim.
Bu yazıyı bu kadar saçmalamaya rağmen okuduysanız teşekkür ederim. Ve umarım benim bebeklerimi sizde çok seversiniz çünkü sevilmeyecek gibi değiller dimi? ^^